“Gerçeklerin dokusu bakan göze göre değişiyor.” ¹

İnsan, dış niteliklerin edilgin alıcısı değil, vücut bulmuş algılayan öznedir. Dolayısıyla duyusal nitelikler dünyayla ilişkimizde kurulur. “Duyum belli bir birlikte-varoluştur (coexistence).” ²
“vücutta algılanan dünya”
Ponty, duyumları öznenin halleri veya var olma tarzları olarak görür. Algılayan özneyi duyumların yeri olarak ifade eder ve ‘Birlikte var olduğumuz dünya bile vücudun kumaşından yapılmıştır.’ sözüyle mekanın kavranışında özneyi merkeze alan yaklaşımı vurgular. Bedenin çevresindeki şeyler, öznenin hareketine göre onun çevresinde ve onunla birlikte hareket eden bir çemberdir. Bedenin ‘en ufak hareketinde tüm algı dünyasının baştan aşağı yenilenmesi’ gibi mekan da bu algıya bağlı olarak bedenin çevresinde baştan aşağı yeniden kurulur. ³

Diyagram Kolajı: bir mekan+bir beden=çok mekan, bir mekan+çok beden=çok mekan
Bin Yayla, Gilles Deleuze ve Felix Guattari
“Bir beden ne yapabilir?”
bedene “müdahale”
“Eğer bedene makineler üzerinden bakarsak (Samuel Butler’ın işaret ettiği gibi), bir bedenin ne yapabileceğini söylemenin kısıtlı olmayacağı aşikardır. Bir kürek kullanırsam çok daha iyi kazabilirim. Bir teleskoptan bakarsam daha öteyi görebilirim.
Bu protezler bedenin kapasitesini genişletip çoğaltırlar. İhtiyaç duyduğumda onlar benim birer parçam ve onları kullanıyorsam, onları kullanma alışkanlığı geliştirmişsem, onlardan ayrı kaldığımda, sanki bir elimi ya da gözümü kaybetmiş gibi, yokluklarını fark eder ve kendimi
engelli hissederim.” ⁴
bedende “özgürleşme”
Artaud’nun ‘organsız beden’i:
“Bedenini organsız bir beden yapmış olduğunda tüm otomatik tepkilerinden kurtarmış ve gerçek özgürlüğüne kavuşturmuş olacaksın.”
1947
dünyayı ‘görme’yi baştan öğrenmek?
“How do you make yourself a body without organs?”
“Why not walk on your head, sing with your sinuses, see through your skin, breathe with your belly?”
“Let’s go further still, we haven’t found our BwO yet, we haven’t sufficiently dismantled our self.”
“The BwO is opposed to that organization of the organs called the organism.” “It is where everything is played out.” ⁵
Deleuze ve Guattari’nin ‘beden’i
açık-sonlu bir oluşum (rizomatik bir sistem), organsız beden Deleuze ve Guattari’ye göre organsız beden; idealleştirilmiş bir insanın oran ve özelliklerini yalıtarak soyutlayan ve mekan tasarımına aktaran eğilime karşıt biçimde, içinde ideal olmayanı da barındıran, yaşamın akışı içinde göçebeleşmiş, belirsiz, hesaplanamaz, kontrol edilemez dünyaya yolculuk yapan bir bireydir.
Organsız beden, çokluğun kendisidir.
¹ Körler Ülkesi, Jess Walter
² Algıya Göre Düşünmek, Emre Şan
³ Melike Özkan, 2014, Yaşanan Mekan: Mimari Program ile Gündelik Yaşam Pratikleri Çakışmaları, İTÜ Yüksek Lisans Tezi
⁴ Mimarlar için Deleuze ve Guattari, Andrew Ballantyne
⁵ Deleuze ve Guattari, 28 Kasım 1947